Ana sayfa » » Göğüs büyütme

Göğüs büyütme


Güzel göğüslere sahip olmak her kadının hayali. Ancak ya genetik olarak ya da fiziksel nedenlerden dolayı bazı kadınlar ideal göğüslere sahip olamıyorlar. Ancak estetik cerrahide giderek gelişen yöntemler sayesinde şimdi mükemmel göğüslere sahip olmak eskisi kadar zor ve zahmetli değil. Op. Dr. Nuri Battal’dan göğüs büyütme konusundaki yenilikleri öğrendik...


Vücudun kendi yağını kullanmak sakıncalı
Göğüs büyütme ameliyatları günümüzde çoğunlukla silikon jel veya serum fizyolojik içeren meme protezleri kullanılarak yapılıyor. Op. Dr. Nuri Battal, bugüne değin silikon protezlerin kansere neden olduğunu ispatlayacak bir çalışma olmadığını belirtiyor. Ancak hastanın kendi yağı kullanılarak göğüslerinin büyütülmesinin birçok tıbbi sakıncalar içerdiğini söylüyor: "Konulan yağ zamanla taşlaşarak meme filminde meme kanserini taklit eden görüntülere neden olarak doktoru yanıltıyor. Üstelik teşhiste hata risklerine neden oluyor. Ayrıca vücut zamanla bu yağları erittiği için göğsün, altı ay gibi kısa bir sürede tekrar eski haline dönmesine neden oluyor. Dolayısıyla bu yöntem sakıncaları yüzünden pek tercih edilmiyor."

Op. Dr. Battal, konulacak protezin cinsine ve göğüslerin büyüklüğüne hasta ile yapılan konsültasyon sırasında karar verdiklerini belirtiyor: "ABD’de sıvı silikonlu protezleri FDA onaylamadığı için genellikle serum fizyolojikli yani tuzlu su içeren protezler tercih ediliyor." Bir de jel silikon içeren protezler, kanserli olmayan normal hastalarda kullanılmıyormuş. Op. Dr. Battal, bu tür protezlerin sızdırma riskinden dolayı, herhangi bir patlama durumunda sıvı silikonun vücuda yayılma riski olduğunu söylüyor: "Sulu protezlerin patlama durumunda ise hasta hiçbir zarar görmüyor, kişi sanki bir bardak su içmiş gibi hissediyor. O su da vücut tarafından emilip daha sonra idrar yoluyla atılıyor."


Göğüs ucu operasyonlarında his kaybı riski büyük
Protez ile göğüs büyütme ameliyatı bugün artık günlük cerrahi bir işlem haline gelmiş durumda. Bu yüzden hastanede kalmayı gerektirmiyor. Peki, ciltte ameliyat sonrasında herhangi bir iz kalıyor mu? Op. Dr. Nuri Battal, meme başındaki kahverengi ve beyaz bileşen girildiğinde iz kaldığından, protezi koltuk altındanyapılan 2-2.5 cm’lik bir kesiden doku veya kas altına yerleştirdiğini anlatıyor: "Bu sayede göğüste herhangi bir iz kalmıyor. Koltuk altındaki iz de zamanla kayboluyor. Üstelik göğüs ucundan veya altından kesi yapıldığında göğsü ve kası kesmek, sonra yeniden dikmek gerekiyor. Bu da iyileşme süresini uzatıyor. Bir de göğüs ucundan yapılan operasyonlarda his kaybı olasılığı ve buraya gelen sinirlerin kesilme riski daha fazla olabiliyor."

Ameliyat yarım saat sürüyor
Koltuk altından yapılan göğüs büyütme operasyonlarında iyileşme daha hızlı oluyor.
Ameliyat yaklaşık 30 dakika sürüyor.
Dikiş izi kalmaması için cilt yapıştırılarak kapatılıyor.
Yara iyileştikten sonra belirgin bir iz kalmıyor.
Ameliyat sonrası hasta 4-6 hafta özel bir sutyen kullanıyor.
Kişi 1 ila 5 gün içinde normal günlük aktivitesine dönebiliyor. Ancak 2-3 hafta boyunca ağır spor ve egzersiz yapılması önerilmiyor.
Protez, meme dokusu altında olduğu için hastanın çocuk doğurma ve süt vermesinde risk bulunmuyor.

En sık karşılaşılan problem ise kapsül oluşması. Protez etrafında vücudun oluşturduğu kılıf protezi sıkıştırıyor. Ameliyat sonrasında tarif edilen masajlar düzenli yapıldığında bu büyük oranda engellenebiliyor.
Memesi alınanlara karından yeni meme
Meme kanseri nedeniyle memesi alınan hastaya yeniden meme yapma ameliyatına ‘meme rekonstrüksiyonu’ deniyor.

Bu, tıp dünyasının tartıştığı konulardan biri. Onarımın meme tümörünün doğal biyolojik seyrini değiştirebileceği, ek cerrahi girişimlerin bağışıklık sistemini zayıflatıp, nüks oranlarını arttırabileceği ve nükslerin saptanmasını engelleyebileceği buna karşı çıkanların başlıca tezleri.

Ancak dünyada değişen değerler sistemine paralel olarak, hekimlerin ilgisi, meme kanserini tedavi etmenin yanı sıra, hastaların yaşam kalitesini korumaya ve yükseltmeye yöneldi.

Memesi alınan kadınlara plastik cerrahi nasıl yardımcı olabiliyor?
Meme kanserlerinde de temel amaç tümörlü dokunun temizlenmesi ve hastanın hayatının kurtarılması. Ama meme kanserli hasta, sadece kanser tanısının yarattığı sorunlarla değil, memesi alınınca ağır psikolojik etkilerle de savaşmak zorunda.

Bu kritik noktada plastik cerrahi, kaybedilen memenin yerine yenisinin yapılması imkanını sunmaktadır.

İdeal meme rekonstrüksiyonu yöntemi nasıl olmalıdır?
Normal meme görünümünde ve dokusunda meme oluşturulabilmeli, diğer memeyle simetri sağlanabilir, uzun dönemde kalıcı sonuçlar elde edilebilmeli, kemoterapi ve/veya radyoterapi uygulamalarında bir gecikmeye yol açmamalı, gerek memenin alınmasından hemen sonra, gerekse geç dönemde uygulanabilir olmalı, hastaya ilave riskler getirmemeli.

Ne zaman yapılmalı?
Rekonstrüksiyonun zamanlaması önemli. Doğru tercihin yapılması, plastik cerrah ile hasta arasındaki ve tedavi ekibinin diğer üyeleri, özellikle de onkolojik cerrah arasındaki iletişime ve doğru bilgi alışverişine bağlı.

Hastaları erken rekonstrüksiyonun getireceği yararlardan yoksun bırakmamak ancak bir ekip anlayışı ile mümkün.

Hangi yöntemlerle meme rekonstrüksiyonu yapılabilir?
Meme rekonstrüksiyonu protez (silikon jel ile dolu veya içinde serum fizyolojik bulunanlar) veya hastanın kendi dokuları kullanılarak yapılabilir. Protezlerin ortalama 15- 20 yıl ömrü var.

Meme büyütme ameliyatlarında kullanılan protezlerden farkı var mı?
Yok. Meme büyütme ameliyatında kullandığımız protezlerin aynısını kullanıyoruz. Fakat uygulama teknikleri farklı ve daha büyük protezler.
Meme protezi yaptıran kadınlar mamografi, biyopsi vs. yaptırabilir mi?
Rahatlıkla mamografi çekilebilir ve biopsi yapılabilir.Tabii, uygulamayı yapacak kişinin deneyimli olması lazım.

Otojen doku ile rekonstrüksiyon ne demektir?

Hastanın vücudunun başka bir bölümünden alınan yumuşak dokular ile yeni meme yapmaya denir. En sık karın bölgesindeki yağlı dokuları kullanıyoruz. Otojen dokular, içerik olarak meme dokusuna daha çok benzerler. Otojen doku ile yapılmış memenin fiziksel davranışı doğal memeye daha çok benzer, duyu hissi daha iyidir.
Ameliyat sonrası dönemde, izlerin solması ve kullanılan dokuların yumuşaması zamanla memnuniyet duygusunu arttırır. Otojen dokular özellikle kilo alıp vermelere normal meme gibi yanıt verirler. Bunun sonucu, onarım sonrası aşırı kilo alma ya da verme durumunda iki meme arasında asimetri görülmez

0 yorum: