Ana sayfa » » Soğuyan ve evden kopan koca nasıl bağlanabilir

Soğuyan ve evden kopan koca nasıl bağlanabilir


Eşiniz evlendikten sonra değişmiş ve eve karşı ilgisiz bir hal almış olabilir. Soğuyan ve evden kopan koca aslında eve tekrar bağlanabilir. Bu sizin elinizde. Eşinizi tanıyıp ona göre haraket etmek zorundasınız. Erkekler çocuk gibidir. Onu nazlamak ve alttan almak lazım çoğu zaman. Sabretmesi gereken taraf genellikle ne yazık ki biz kadınlar oluyoruz. Bu kişisel özelliklerimizin sonucu ortaya çıkmış genel bir kural.
Evlendikten sonra insanın eşini değiştirmesi onun değişme isteği ve değişebilmek kapasitesine bağlıdır. Çok sevdiğim bir söz var “ yaşamda değiştirebileceğimiz yegane kişi kendimiziz “. Gerçekten de insanın başka bir insanı hele hele o istemiyorsa değiştirebilmesi mümkün değildir.

En doğru davranış varolan haliyle mutlu olabileceğimiz insanı seçmek ve onunla evlenebilmektir. Genellikle hanımlar genel konularda kafasına yatan bir erkekle evlendiğinde onu değiştirebileceğini ve istediği gibi davranmasını sağlayacağını düşünmekte ve evlendiği zaman ertesi gün bu iş için kolları sıvamaktadır. Erkekler hanımlar kadar olmasa da onlarda kadınları değiştirmek istemekte evlenmeden önce sorun olmayan konuları sorun olarak getirmeye başlayıp eşinin bu davranışlarını değiştirmesini istemektedir.

Evlendikten sonra eşi değiştirmeye çalışmanın başlıca iki nedeni vardır. Birincisi evliliklte yaşanan sıkıntılarla ilgili olup eğer evlilik içinde ahenk bozuluyor eşler birbirinin olumsuzluklarını görüyor ve bunlar gözüne batıyorsa onu değiştirme çabası içine girmeleridir. Evlenmeden önce birbirlerinin güzel taraflarını gören, olumsuzluklarını fark etmeyen çiftler evlenip cicim ayları geçtikten sonra tartışmalar yaşıyorlarsa gözleri açılmakta ve eşlerinin davranışlarından rahatsız olmaya başlamaktadırlar.

Arkadaşları ile görüşmesinden rahatsız olup onlarla görüşmesini kısıtlamaya çalışmakta, ailesine sık sık gelip gitmesini istememekte, giyimiydi kuşamıydı derken bir çok konuda onu eleştirmekte ve değişmesini istemektedir. İkinci önemli konu ise evlenmeden önce nasıl olsa bunlar sorun değil ben onu seviyorum bu davranışlarını değiştirmesi için evlendikten sonra ısrar ederim şimdi kötü olmayalım düşüncesidir.

Bu düşünce de olan eşlere niçin böyle yaptıkları sorulduğunda çoğunlukla verdikleri cevap “evlendikten sonra kendiliğinden değişir zannettim” cevabıdır.

İnsanı değiştirmek çok zor hele hele evlilikte problemler var ve her şey tartışma konusu oluyorsa bu daha da zor olmakta kimi zaman eşler birbirlerine inat değişmesi istenen davranışı daha da sahiplenmektedir. Bu durum birbirlerine olan olumsuz duygularından kaynaklanmaktadır. Birbirlerini seven, evlilikleri iyi giden çiftler birbirlerinin hatırına davranışlarını değiştirmeyi kabullenmekte, eşinin istediği yönde davranışlarını değiştirebilmektedir.

Ancak unutulmaması gereken konu değiştiğimizde biz ne kadar biziz. Eşimizin hoşuna gitse bile kişiliğimizi değiştirecek değişimler bir süre sonra eskiye dönebilmekte, eskisinden daha da çok sahiplenebilinmektedir.

Eşimizi değiştirmek yerine onu öylece kabul etmek yapmamız gereken en iyi davranıştır. Davranışlarından çok çok rahatsız oluyorsak bunu kendisinden talep edebilir ama eğer değişmiyor yada değişemiyorsa onu değiştirmeye çalışmak yerine görmezlikten gelmek evliliğimizi daha sağlıklı hale getirecektir.

Erkekler evlenip sihir bozuluncaya kadar kadınlar için prenstir. En azından buna inanmakta ve onu gözlerine büyütmektedirler. Ancak evlilik ilerleyip kötü yanlarını gördükçe evlendikleri prensin kurbağaya dönüştüğünü görmektedirler. Tabii ki her prensin kurbağaya dönüştüğünü söylemek mümkün değildir. Asıl yapısı kurbağa olan ama kendisini farklı gösterip kötü yönlerini saklayan, evlendikten sonra nasıl olsa artık evliyiz bundan sonra istediğimi rahat rahat yaparım diyen erkekler süratle kurbağaya dönüşmekte eşleri bu kurbağayı içlerine sinerek öpememektedir.

Prenslerin kurbağaya dönüşmesi iki şekilde olmaktadır. birincisi kurbağa iken aşkın sihir ile prense dönmüş olmaları ve aşkın sihiri geçince eskiye dönmeleri, ikincisi ise gerçekten prens oldukları halde evlilikte sıkıntılar ve tartışmalar başlayınca yavaş yavaş kurbağaya dönüşerek çirkinleşmekte yada eşinin gözünde artık kurbağaya benzemektedir. Her iki durumda da artık geri prens haline dönmeleri zor olmaktadır. Eskiden kurbağa olan eşler normalde kurbağa yaşantılarını sürdürdükleri halde kendilerini seven kadının gözünde beyaz atlı prens olarak gözükmekte yada kendi kişiliklerini saklayıp prens görüntüsü vermektedirler. Her iki durumda da gerçeğin ortaya çıkması çok uzun sürmemektedir.

Bunun tam tersi iyi bir prensin kötü bir kurbağaya dönüşmesi daha yavaş olmaktadır. önemli olan bu değişime eşin katkısının ne düzeyde olduğudur. Sahiden var olan durumu ile onu sevmiş ama evlendikten sonra pişman olmuşsa artık ne yaparsa yapsın gözüne iyi görünmemektedir. Bu durumu evlendikten bir ay sonra kavga etmeye başlayan çiftlerde gözlemekteyiz. Ben bu insanı nasıl sevdim diye düşündüğümüzde, bu yönlerini nasıl görmedim dediğimizde artık iş işten geçmiş olmaktadır. Boşanma yolu her zaman açık olmasına karşın insanın ömründe on kere boşanma şansı olmamakta bu yüzden evlilikte hayal kırıklığının boyutları gerçekten büyük olmaktadır.

Kadınlar bekledikleri ve sonunda bulduklarını düşünerek evlendikleri beyaz atlı prensin kurbağaya dönüşmesini istemiyorlarsa evlenmeden önce çok ama çok iyi düşünerek tercih yapmalı, aşkın gözü kör edeceğini düşünerek ailesinin ve arkadaşlarının fikrini iyice almalı ola ki yanıldıysa da sürdürülebilir bir evlilik yaşamını sürdürmelidirler. Yoksa bir ömür boyu yataklarında ıslak bir kurbağa ile yaşayıp ona sarılıp uyumak çok kolay bir şey olmasa gerek.

Uzm. Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul

Kaynak:- www.kadincaforum.net 

0 yorum: