Ana sayfa » » Erkeklerin kadınları baştan çıkarmak için kurduğu son moda tuzaklar

Erkeklerin kadınları baştan çıkarmak için kurduğu son moda tuzaklar


Bir erkek sizden hoşlanıyor diyelim… Birlikte olmak istiyor: Hedef cinsel birleşme neticede. Ancak onunla ilgili aklınızda soru işaretleri var ve bir adım geride duruyorsunuz. Yani o üzerinize vardıkça siz geri kaçıyorsunuz. Aslında bu, kaçan kovalanır psikolojisinden gelir, hepimizin bildiği gibi. Ne kadar çok ilgi görürsek, serbest piyasa ederimizin o kadar arttığını düşünerek geri adım atarız. Dolayısıyla işin muhafazakarlıktan ziyade naz boyutudur bu. Ancak karşımızdaki “istediğinihemen- alamayan-adam” bu noktada çıkarır kılıcını ve tam boynumuza indirir: “Nesin sen, muhafazakar mısın? Erkeklerden korkuyor musun?” Otur kendini açıkla bakalım… Önce kendine muhafazakar olmadığını kabul ettir, sonra karşındakini inandır. Adamı muhafazakar olmadığına inandırmak için bir kere seviş istersen; bakalım düşünceleri değişecek mi? Ya da aklının sesini dinle ve tuzağı erkenden görüp müdahale et. Peki ama nasıl? Öncelikle yemi ciddiye alıp peşinden gitmemek gerekiyor. Bize atfedilen ve “muhafazakarlık” üst başlığında özetleyebileceğimiz, “utangaç, çekingen, ne yapacağını bilemeyen ve hatta biraz da kendine güvenmeyen kız” yaftasını elimizin tersiyle itip, karşımızdakine asıl derdin özüne vurgu yapmak lazım. Tabii ki adım adım. Öncelikle bizi töhmet altında bırakan, başka bir deyişle suçlayan erkeğin psikolojisine süzülelim. Bakalım, asıl derdi neymiş?
“Muhafazakar mısın?”la Başlayan Sorular


Soran Erkek:

Hayatı boyunca her istediğini elde etmeye alışmış olabilir:

Bazı erkeklerin ağına anında düşen kadınlar var tabii. Bu durumda ne oluyor, hoop masa, çat yatak. Neticede sosyal konumunu, ismini ya da şeklini misinanın ucuna yem olarak takan erkekler, “Hayır” ile yüzleşmeye alışkın değil. Özgüveni buram buram kokan biri olsanız da muhafazakarlık yaftası şak diye yapıştırılıveriyor alnınızın ortasına. Kutsal bakireliğe hoş geldiniz; hayır dememeliydiniz… Sizi elde etmeye programlanmış olabilir: Aslında bu çok seksi, kabul edelim. Biri tarafından tutku ile istenmekten daha güzel ne olabilir ki? Ama erkeklerin büyük bir kısmı, saldırganlıkla elde etmeyi örtüştürür. İçlerindeki ilkel mağara adamının çığlığıdır bu. Bodoslama dalar; alamayınca canı yanar ve saldırganlık artar.
Oltaya Gelmemek, Yemi Yutmamak için:


ANALİZ: Ne olduğumuzu hatırlamamız gerekir. Hakikaten muhafazakar mıyız? Yoksa iş karşımızdakine gelince mi geri adım attık? Hakikaten öyleysek fabrika ayarlarına dönmek gerekir. Özümüzde mi var, yoksa toplumsal nedenlerle mi muhafazakarlaştık? Yani millet ne düşünürün derdinde miyiz, kendi isteklerimizin peşinde mi?

EYLEM: Eğer toplumsal normları umursamadan kendi dünyamız çerçevesinde karşımızdakini reddediyorsak, onun bu hadsiz çıkışına küçük bir tebessümle cevap vererek, “Adamına göre davranıyorum” deyip konuyu değiştirmek en makbulüdür.

ANALİZ: Hayır gerçekten hayır mı? Karşımızdaki ile sevişmeye hakikaten meylimiz yok mu, yoksa kendimizi ağırdan satmak için mi didiniyoruz? Yol yapıp değer mi artırıyoruz, kolay lokma olmak mı istemiyoruz?

EYLEM: Eğer karşımızdaki ile sevişmeyi gerçekten istiyorsak ve biraz cool olmanın derdindeysek, “Her şeyin bir zamanı var… Manastırda yaşamıyorum. Sabret” demek cool bir cevap olacaktır. Şimdi bana, “O kadar kolay mı bu üçünü hoşlandığın biri karşısında arka arkaya getirmek?” demeyin. Gerçekten değer artırmanın derdindeyseniz, sözcüklerin gücüne inanmanız gerekir. Tabii bunun arkasında durabilmeniz de…

0 yorum: