Ana sayfa » » Kadın evlenmek istemezse

Kadın evlenmek istemezse



Herkes aynı örnek olmak durumunda değil ya! Tabii ki toplumda, çocuk sahibi olmak istemeyen ya da evlenmek istemeyen kadınlar var. Tarih boyunca hep oldu da… Peki bu kadınlar nasıl kadınlar? Dr. Ufuk Akın sorularımızı yanıtladı.
Nasıl bir kadın profili?
Tıpkı başka ülkelerde olduğu gibi Türk toplumunda da evlenmek istemeyen ya da çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların oranında artış gözleniyor. Bu kadınları daha yakından tanımak için Persona Life, Sağlıklı Yaşam ve Danışmanlık Merkezi’nden Sosyal Psikolog Dr. Ufuk Akın’ın kapısını çaldık.
Nasıl bir kadın profili evlenmek istemiyor ve anne olmak istemiyor?
Ben evlenmek ve çocuk sahibi olmanın kadınların, toplumun gözünde birlikte değerlendirildiğini düşünüyorum son yıllarda. Evli olup da çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların oranı zaten düşük. Ama çoğunlukla çocuk sahibi olmak istemeyen kadın, evlenmiyor da zaten. 30′lu yaşların sonuna gelip evlenmek istiyorum diyen kadınların çoğu ‘evlenmek ve çocuk sahibi olmak istiyorum’ diye dile getiriyor.
Bu kadın profili hangi kuşaktan, hangi yıllar arası doğmuşlar? Türkiye’de nasıl bir dönemde yetişmişler? Büyüme ve yetişme koşulları nasıl bir döneme gelmiş ve bu onları nasıl etkilemiş?
20′li yaşlarda çocuk sahibi olmakla ilgili konu çok gündeme gelmiyor, gelse bile daha zaman olduğu için geçiştiriliyor. 30′lu yaşlar başlayınca konu alevleniyor. Çok uzun yıllar sağlıklı çocuk sahibi olmak için en geç 35 yaşında doğum yapılması gerekir dedi araştırmalar. Oysa şimdi 45′e kadar doğum yapılmasında sakınca olmadığı söylenip, kariyer yapmış evlenmeyi ve anne olmayı ertelemiş kadınların bir bölümü son şansını kullanıp anne olmayı isteyebiliyor. İşte tam da 35 sonrasında bu soru çok netleşiyor: Anne olmak istiyor muyum?
Bu kadınların önlerinde 40′ların sonu, 50′lerinin ortasında feminist akımın ülkemizdeki öncüleri olan yıpranmış bir kadın ekibi var. Bu kadınlar kariyerlerinde yükselmiş, başarılara imza atmış, ama bunu hem evde çocuk bakarak, hem işteki erkek egemen sistemle boğuşarak yapmış bir jenerasyon. Bu kadınların çoğu bugün başarılı bir iş hayatına sahipler ama çok yorgun, bıkkın, çocuklarını yetiştirmiş ama boşanmış yalnız bir yaşam sürdürüyorlar.
Bu kadın profili, nasıl yaşam koşullarından geçmiş genel olarak?
Anne olmak istemeyen kadınların büyük bölümünün kendileri için kurguladıkları bir yaşam biçimi var. Hayatı sadece kendi istedikleri gibi başkalarına bağlı olmadan sürdürmek istiyorlar. Bu bazen kariyer yapmak; bazen bir erkekle sadece sevgili olarak ilişki kurmak, bedenini deforme etmemek, bazen seyahat etmek, eğlenmek, yaşamın tadını çıkarmak gibi hedefler olabiliyor. 30′lu yaşlara kadar bağımsız yaşamış bu kadınlara, bir çocuğa, dolayısıyla da babasına bağlı bir yaşam çok zor geliyor. Artık genç kadınlar için sadece evlilik değil, ortak karar almak bile bağlılık olabiliyor. Bir çocukla birlikte, bir diğer canlının yaşamının sorumluluğunu almak gerekiyor.
Aile ve yakın çevredeki rol modelleri bu seçimde ne derece etken oluyor?
Bugün anne olma kararı alacak kadınların çoğunun ya annesi, ya ablası, ya da teyzesi bu kadınlar. Yani önlerindeki rol modeli… Onlara bakınca anne olmanın yıpratıcı, kendinden vazgeçirici bir yanını görüp istemiyor genç kadınlar anne olmayı.
Bazı kadınlar ise tam tersine, annelerinin yaptıkları hataları tekrarlamak istemiyorlar. Annesi gibi olmaktan, çocuklarına annesi gibi davranmaktan korkuyorlar. Bir çocuğun psikolojisinin sorumluluğunu almayı, hata yapıp ona zarar verme riskini yaşamak istemiyorlar.
Böyle bakınca anne olmak tamamen kendinden vazgeçip, evde ve işte başkalarına hizmet eden, kuaföre bile iş için giden eğlenmeyen, kendine, birlikte olduğu erkeğe zaman ayıramayan, her şeye birden yetişmek için sürekli koşturan ve yorulan bir kadın görülüyor. Bu aslında üç kadınlık iş… Bazı kadınlar anne olup çocuk bakar, bazı kadınlar erkeğe ve ilişkiye ağırlık verir, bazı kadınlar da kariyer seçer gibi bir sonuç çıkardı bugünün 30′lu yaşlarındaki kadınları…

0 yorum: