Ana sayfa » » 30'lu yaşlarda güzelliğini muhafaza etmen için yapman gerekenler

30'lu yaşlarda güzelliğini muhafaza etmen için yapman gerekenler



Aynı zamanda cilt ve saç sağlığını koruması için de kritik bir yaştır. Güzelliğini muhafaza etmek ve uzun süredir bakımını ihmal ediyorsan nasıl telafi edeceğini öğrenmek için uzmanların sözünü dinle!
Kaliforniyalı Dermatolog Ava Shamban’ın ünlü bir dizi oyuncusu olan hastası, bir gün muayenehaneye iki gözü iki çeşme çıkagelmiş: “30’lu yaşların ilk yarısında olan hastamın morali bozuktu çünkü birdenbire dizilerde ona psikopat rolleri uygun görülmeye başlamıştı. Çehresi ve yüz ifadesi değişmişti, ağzının köşeleri hafifçe aşağı doğru sarkınca yüzü daha sert bir ifade almıştı.”
İşte bu hayatın zalim şakalarından biri. Aslında 30’lu yaşları, hayatının en güzel yılları olarak düşünmen gerekir: Nihayet düzgün bir ilişkin var, kariyerinde emin adımlarla ilerliyorsun, hatta herkesi imrendirecek geniş bir ayakkabı koleksiyonuna sahipsin. Yani hayatını adamakıllı rayına koymuşsun. Ama işte tam bu dönemde tabiat ana ayağına çelme takıveriyor. Shamban, “30 yaş genellikle görünüşünün değişmeye başladığını fark ettiğin yaştır ve açık konuşmak gerekirse bu değişim daha iyiye doğru değildir” diyor.


Belirmeye başlayan kırışıklıklar yavaş yavaş kazayağına dönüşür. Ergenlik sivilceleri geri dönüş yapmaya karar verir ya da hayatında ilk kez akne problemiyle karşılaşırsın. Geçmiş 10 yılda her yaz kavurucu güneşin altında sere serpe yatmanın bedelini, kahverengi lekeler ve cildinin sarkmasıyla ödemeye başlarsın. Bir zamanlar göz alıcı olan dalgalı atkuyruğun ise mısır püskülüne dönüşür. Kendini artık beğenmez olursun.
Aslında bütün bu talihsizliğin baş sorumlusu hormonların. Beverly Hills’den Endokrinolog Eva Cwynar, hormonal değişimlerin 30 yaş civarında başladığını söylüyor. Çünkü biz kadınlar, ilk gençlik yıllarımızda ve 20’li yaşlarda doğum yapmaya programlanmışızdır. 30’lu yaşlarda ise hormon seviyesi düşer, bunun sonucunda saç kaybı ve türlü cilt problemleri baş gösterir. Büyüme hormonu düşüşe geçmeye başlayınca, hücreler kendini eskisi kadar çabuk yenileyemez olur. Buna bağlı olarak yavaşlayan kolajen üretimi, cildin canlılığını yitirmesine yol açar. Cwynar bu durumu şöyle özetliyor: “18 yaşındayken büyüme hormonu seviyemiz 800 civarındadır. 30 yaşında ise 150’ye düşer. Bu gayet doğal. İnsanlar böyle yaşlanıyor…”
20’li yaşlarında şezlonga uzanıp bir elinde şarap kadehi, diğerinde sigara ile vakit geçirdiysen, bu kötü alışkanlıklarının izlerini yüzünde görmeye başlarsın. Kaliforniya’daki FIX Cilt Kliniği’nin sahibi Dermatolog Rebecca Giles, hızlı yaşamın tüm etkilerini 30’lu yaşlarda fiziksel olarak hissetmeye başlayacağını söylüyor. Bu yaşlara gelmiş her kadın, hormonlar yüzünden birtakım değişimler yaşar ancak sürekli olarak güneşlenen, alkol alan, sigara kullanan ve kötü beslenen kadınlar daha ağır problemlerle yüzleşir.
Women’s Health, 30’lu yaşlarda ve daha ilerisinde güzelliğini koruyabilmen için, seni bekleyen 10 yılda karşılaşabileceğin cilt ve saç sorunları hakkında dermatologlara danıştı. Şu sıralar biraz güzellik erozyonuna uğradığını düşünüyorsan endişelenme. Hasarı telafi etmek için hâlâ vaktin var…
Selülit 
Kadınların yüzde 85’i selülit probleminden muzdariptir, kalçalardaki ilk çukurlar ise genellikle 30 yaş civarında belirir. Daha az hareketli yaşam tarzı, portakal kabuğu görünümünü hızlandırır. Shamban, 30’lu yaşlardaki kadınların genelde masa başında çalıştığını ve egzersize fazla zaman ayırmadığını söylüyor. Bu probleme ek olarak yavaşlayan kolajen üretimi, cildin incelmesine ve selülitin daha belirgin hale gelmesine neden oluyor.
Önleme vuruşu
• No More Cellulite kitabının yazarlarından Doktor Wayne Westcott, kardiyo egzersizinin yanında squat, lunge gibi basit egzersizler de yapmanı öneriyor. Haftada üç, dört kez spor yaparsan vücudunu
kısa zamanda biçimlendirip yağ yakarsın.
• Sürekli kilo verip geri almana sebep olan diyetleri bir an önce bırak. Yoksa cildini kaslarına bağlayan dokuların esnemesine neden olursun. Esneyen dokular, kalçadaki yağ öbeklerini tutmakta zorlanır.
Zamanı geri al
• Selülitten kurtulmak için sihirli bir formül henüz keşfedilmedi. Shamban, selülit kremlerini daha etkili hale getirmek için, onları Elizabeth Arden Ceramide Plump Perfect Ultra Lift and Firm Moisture Cream (275 TL)* gibi, içeriğinde retinol bulunan ürünlerle beraber kullanmanı tavsiye ediyor: “Retinoller kolajen üretimini tetikliyor.”
• Bazı uzmanlar, dermatolog ofisinde ya da spada uygulanan selülit tedavisinin geçici bir süre rahatlama sağlayabildiğini söylüyor. Bacak ve karından basınçla yağ atılımını sağlayan Presso Terapi ve yoğun yağlanma tedavisi olarak bilinen Ultrason Terapi gibi uygulamalar deneyebilirsin. Derma Care Beauty and Wellness Club’da 10-25 seans için 1.100 –1.500 TL* arası bir fiyat ödeniyor. (Dermacare.com.tr )

Kırışıklar 
30’lu yaşlara gelmiş herkes, hücrelerin kendini yenilemeyi yavaşlatması yüzünden, kırışıklık problemi ile tanışır. Giles, güneşlenmeyi seven ve sigarayı elinden düşürmeyen kadınlarda ise, tehlike çanlarının daha
erken ve daha yüksek sesle çaldığını söylüyor.
Önleme vuruşu 
• Giles, cildin için yapabileceğin en iyi şeyin, 30 koruma faktörlü bir güneş kremi kullanmak olduğunu söylüyor: “Titanyum dioksit içeren bir koruyucu tercih et. Bunlar etkisini diğer kimyasal koruyucular gibi çabuk kaybetmiyor.” Güneş koruyucusunu sadece güneşe çıkarken değil, her gün kullanmalısın. Bostonlu Dermatolog Ranella Hirsch, dışarısı zifiri karanlık olmadığı sürece koruyucu kullanmak durumunda olduğunu hatırlatıyor.
• Güneş kreminin altına antioksidan içeren bir serum uygula. Giles, kremin özellikle C Vitamini ile daha etkili hale geldiğini söylüyor. La Mer The Radiant Serum (615 TL)* kullanmayı deneyebilirsin.
• İşlemden geçmiş gıdaları, fazla alkolü ve her üzüldüğünde yemek yemeyi bir an önce bırakmalısın. Sigarayı zaten bırakmıştın, öyle değil mi? Hirsch, bütün bu zararlı alışkanlıkların erken yaşlanmaya sebep olduğunu vurguluyor.
Zamanı geri al
• 30’lu yaşlar, retinol içeren ürün kullanmaya başlamak için erken değildir, özellikle de retinoik asitli kremler uygulamaya başlamalısın. Bu gruptaki ürünler, cildi ölü hücrelerden arındırıp pürüzsüzleştiriyor ve sarkmayı önlüyor. İlk başlarda bezelye tanesi büyüklüğünde bir parça krem uygula. Bundan fazlası cildin kızarmasına ve yanmasına sebep olabilir.
• Eğer cildin güneşe biraz fazla maruz kaldıysa, küçük bir doz Botox yaptırmayı -evet, 30 yaşında- düşünebilirsin. Belli dozda yapıldığında cildi daha dinamik yapan bu uygulama, mimik yaptıkça oluşan çizgilerin kalıcı kırışıklıklara dönüşmesini önleyecektir. Giles, senede iki üç kez Botox yaptıran 30 yaşında hastalar tanıyormuş: “Azıcık Botox sayesinde harikalar yaratmak mümkün!”
Göğüste beliren çiller
Koruyucu kullanmadan plaj ve havuz kenarında sere serpe uzandığın o kavurucu yazları hatırlıyor musun? 30’una basınca, güneş lekeleri de aynen kırışıklıklar gibi kendini belli etmeye karar veriyor.
Önleme vuruşu 
• Kırışıklıklar için söylediğimiz şey, çiller için de geçerli: Her gün, 30 ya da daha yüksek koruma faktörlü bir koruyucu kullanmalısın. Böylece güneş lekeleri oluşmaz ve olanlar koyulaşmaz.
Zamanı geri al
• Araştırmalar, cildin en büyük silahlarından olan retinolün, güneş lekelerinin de hakkından geldiğini ortaya koyuyor. New Yorklu Dermatolog Doris Day, yüzüne uyguladığın ürünleri hassas bir bölge olan göğsünde de kullanabileceğini söylüyor: “Haftada birkaç gece, retinol içeren bir nemlendiriciyi duş aldıktan sonra göğüs bölgene uygulayabilirsin.”
• Beverly Hills’den Dermatolog Peter Kopelson, Erbium-YAG Lazer Tedavisi ile kahverengi güneş lekelerinde başarı sağlandığını söylüyor. Mia Plast Estetik Merkezi’nde uygulatabileceğin bu tedavinin fiyatı, lekelerin miktarına ve büyüklüğüne göre değişebiliyor (Miaplast.com). Kopelson’a göre, 30 yaşına geldiğinde bu tür lekeleri fark edersen hemen bir şeyler yapmalısın. Tabii ki koruyucu krem kullanmaya ve öğlen saatlerinde güneşe çıkmamaya dikkat etmen gerekiyor.
• Yüzde veya göğüste bulunan güneş lekelerini Fraksiyonel Lazer ile de tedavi etmek mümkün. Uygulama, anestezi gerektirmeyen, ağrısız bir işlem. Hafif bir yanma hissi verebiliyor ama bu his epilasyonda olduğundan çok daha hafif oluyor. Probleme göre tedavi üç-altı seans halinde, üç-dört hafta aralıklarla tekrarlanabilir.
Cansız saçlar
Küvette yüzen saç tellerini ve saçlarının eski gürlüğünü kaybettiğini fark etmen can sıkıcı olabilir. Bu sorun büyük oranda 30’lu yaşlardaki hormonal değişimlerden kaynaklanıyor olsa da, stres, A Vitamini eksikliği, vücutta cıva fazlalığı ve doğum yapmış olmak da etkili… Yeni anneler, doğumdan iki ay sonra geçici bir saç kaybı yaşayabiliyor ama hormon seviyesi dengelenince genelde sorun bitiyor. 30’lu yaşlarda ortaya çıkabilen Hipotiroid ve 30-40 yaş arası görülen Polikistik Over Sendromu (PKO) ise çok daha ciddi sebepler.
Önleme vuruşu
• B Vitaminleri, protein ve omega-3 yağ asitleri içeren dengeli bir beslenme planı uygulamalısın. Vücuttaki cıva seviyesini dengelemek için ton ya da somon balığı gibi fazla cıva içermeyen balıkları tercih etmeli ve haftada iki kez yemelisin.
• Day, her gün biyotin ve çinko içeren multivitamin hapları alırsan saç ve tırnaklarını güçlendireceğini söylüyor.
Zamanı geri al
• Eğer saç kaybı tiroid sorunundan kaynaklanıyorsa, bir uzmana başvurarak hormon tedavisine başlamalısın. Uzman bir endokrinolog gerekli testleri yaptıktan sonra sana uygun olan reçeteyi yazacaktır.
• Polikistik Over (PKO) Sendromu hastaları, düşük glisemik indeksli (az şeker, az karbonhidrat içeren) bir diyetle beslenerek vücuttaki yağ oranını düşürmeli ve kandaki insülin seviyesini dengelemelidir. Eğer bu olmazsa doktor diyabet hastaları tarafından kullanılan, kan şekeri seviyesini kontrol eden bir ilaç önerebilir.
• Tiroid sorunu ya da PKO Sendromu söz konusu değilse, bu durumda doktorun testosteron üretimini engelleyen bir ilaç almanı tavsiye edebilir. Cwynar, bu tür ilaçların aynen kilide giren bir anahtar görevi gördüğünü söylüyor: İlacı alınca vücuttaki fazla testosteronun yerine o geçiyor.
Tüylenme artışı 
Saçların dökülmeye başladığı anda, bedeninin olmayacak yerlerinde saçma sapan kıllar çıkmaya başlayabilir. Örneğin çene, meme ucu ya da karın bölgende… Bunun başlıca sebebi, androjen ve östrojen hormonlarının oranındaki değişimdir. 30’lu yaşlarda yaşanan bu değişim, eskiden yumuşak ve belli belirsiz olan tüylerin birden kalınlaşmasına neden olabilir.
Önleme vuruşu
• Kötü haber vermekten nefret ediyoruz ama bu konuda yapabileceğin hiçbir şey yok.
Zamanı geri al
• Cımbız ve ağda gibi geleneksel yöntemler her zaman işe yarar. İğneli ya da lazer epilasyon da yaptırabilirsin. Ancak istenmeyen kıllarla Bioder sayesinde de başa çıkmak mümkün. Kıl köküne etki eden Bioder, istenmeyen kılları cilde zarar vermeden, en kısa sürede azaltıp inceltiyor.
Akne 
Akne sana ergenliği mi çağrıştırıyor? New York’taki Mount Sinai Hastanesi’nden Lazer ve Kozmetik Dermatoloji Uzmanı Heidi Waldorf ise, akne probleminin ergenlik bitiminde yok olduğu inancının bir efsane olduğunu belirtiyor: “Aslında birçok insan, 30 yaşında akne ile ilk kez tanışır.” Östrojen seviyesindeki doğal düşüş, geçici hormonal dengesizlik yaratabilen doğum kontrol hapını değiştirmek ve stres buna sebep olabilir. Yetişkin biri için 30’lu yaşlar yeni sorumluluklar demektir: Zorlu bir kariyer, çocuk yetiştirmek ya da ikisi birden! Bu durum kortizol seviyende yükselmeye sebep olabilir, bu da genelde ergenlerin muzdarip olduğu akne sorunu ile tanışmanı sağlar.

0 yorum: