Ana sayfa » , , » Sarkık göğüslere 'Venüs heykeli' modeli

Sarkık göğüslere 'Venüs heykeli' modeli


Plastik cerrahları, bir sanatçıyla benzerlik yönünden buluşturan birçok faktör olmasına karşın, farklı kılan şeylerin duygulanım derecesinin daha yüksek oluşu olduğunu belirten Kul, "Sanatçılar bakış açıları, duyarlılıkları, sabırları ve daha birçok faktörüyle farklarını ortaya koyarlar. Her ne kadar bir plastik cerrah olarak ameliyatlarımdaki bakış açım, değerlendirmem, hatta el hareketlerim bir heykel tıraşınkine benzese de, yaptığım işin sonunda sadece benim ve çevredeki insanların değil, sanat eseri rolü üstlenen hastamın da beğenmesi ve mutlu olması gerekir. İşte plastik cerrahiyi zor kılan unsur da budur" diye konuştu.

DOĞAL' OLAN GÖZ ÖNÜNE ALINMALIEstetik kusurları düzeltirken doğal ve herkes tarafından estetik norm olarak kabul edilen değerlerin göz önüne alınması gerektiğini vurgulayan Kul, şunları söyledi:
"Bir nevi o değerleri taklit ederek ameliyat yapmak gerekiyor. Örneğin erkeklerin son yıllarda büyük ilgi gösterdiği saç ekimi operasyonunda, saç köklerinin yönünün açısını orijinal saç köklerinin yön ve açısını taklit ederek gerçekleştiriyorum. Sarkmış bir göğüs için 'mastopeksi' adını verdiğimiz dikleştirme ameliyatını yaparken, Milo'nun Venüs Heykeli örnek alınarak sanatçılar ve anatomistler tarafından belirlenmiş değerleri göz önünde bulunduruyorum. Geçmiş yıllarda karın bölgesinin estetiği denildiğinde, gergin bir karın ön duvarı anlaşılıyordu. Bugün estetik ve çekici bir karın anatomisinin göbek üstünde ortada dikey bir vadinin olduğu göbek altında hafif bir konveksitenin olduğu, her şeyden önemlisi yandan bakıldığında S harfi görünümünü veren bir bel kavsinin varlığından bahsediyoruz. Böyle bir anatomiyi oluşturmak için ise klasik bir karın germe ameliyatı yerine yüksek yan gerilimli karın germe ameliyatı hatta buna kombine olarak liposuction (yağ alma) ameliyatını yapmamız gerekiyor. Yaşlanmayla birlikte yüzümüzde ortaya çıkan sarkmalar için, artık yüz germe ameliyatından değil, yüz gençleştirme ameliyatından bahsediyoruz. Amacımız yerçekimi ve zamanın etkisiyle yer değiştirmiş dokuları eski yerine taşımak yani bir nevi yüzü 10-15 yıl öncesindeki görüntüsüne kavuşturmak. Aynı zamanda bu ameliyat ile ifadesiz, mimiklerini kaybetmiş bir yüz oluşturmamış oluyoruz."


ESTETİKTE 'İZ'SİZ DÖNEMEstetik ameliyatların, teknolojik gelişmelerle paralel olarak olumlu anlamda büyük değişiklik yaşadığını ifade eden Kul, "Teknolojinin doğru kullanımı, dokularda daha az travma oluşturarak hastalarımızın kısa sürede sosyal hayata dönmelerini sağlıyor" dedi.
Artık burun estetiği ameliyatlarının büyük bir bölümünde tampon kullanılmadığının altını çizen Kul, "Tamponun zorunlu olduğu durumlarda ise, burun içi dokulara yapışma özelliği olmayan hastamızın ameliyattan hemen sonra dahi nefes almasına imkân tanıyan 'silikon tamponlar' kullanıyoruz. Burun ameliyatı sonrasında göz etrafında oluşması beklenen şişlik ve morluklara 'hiloterapi' yöntemi ile artık rastlamıyoruz" diye konuştu.
Meme büyütme ameliyatlarında da 'endoskopi' teknolojisinin kullanıldığını belirten Kul, göğüste herhangi bir kesi yapmadan sadece koltukaltı bölgesinden küçük bir kesi ile girerek ameliyatı gerçekleştirdiğini aynı zamanda bu yöntem sayesinde iz kalmadığını söyledi.
Kul, kaş kaldırma veya alın gençleştirme ameliyatlarında da gene endoskopik teknikleri kullanarak büyük kesiler yapmaktan kaçındığını sözlerine ekledi.

0 yorum: